Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
HALÎ |
Hâl ile, vaziyet ile. Tavra âit. şimdiki. Hâle mensub. |
|
|
HALÎ |
Gamsız, kedersiz, gailesiz, dertsiz. * Evlenmemiş erkek, bekâr adam. |
|
HALİ |
Tenhâ. Boş. Sahipsiz. Issız. İçinde bir şey olmama. |
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
HALÎ' |
Ailesinden ayrılan kimse. * Kurt. |
|
HALÎ-ÜL-İZAR |
Yüzü yırtık. * Mc: Edepsiz, ahlâksız, utanmaz. |
|
HALİ' |
Boşanmış erkek, zevcesini şer'an terketmiş adam. (Müennesi: Hâlia'dır.) * İtaatsız, isyan eden, utanmaz,
kayıtsız, hayasız. * Kovulmuş. * Soyulmuş. |
|
|
|