Osmanlıca » Türkçe  |
Yukarı  |
DİMAĞ |
Beyin. Kafanın içi. (Bak: Kalb)(Dimağda merâtib var birbiriyle mültebis ahkâmları muhtelif. Evvel tahayyül olur
sonra tasavvur gelir.Sonra gelir taakkul, sonra tasdik ediyor sonra iz'an oluyor, sonra gelir iltizam sonra itikad
gelir.İtikadın başkadır, iltizamın başkadır. Herbirinden çıkar bir hâlet; salâbet itikaddan.Taassub iltizamdan,
imtisal iz'andan, tasdikten iltizam, taakkulde bitaraf, bibehre tasavvurda.Tahayyülde safsata hasıl olur,
mezcine eğer olmaz muktedir.Bâtıl şeyleri güzel tasvir etmek, her demde, sâfi olan zihinleri cerhdir, hem
idlâli...S.) |
|
|
|
Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
AŞÜFTE-DİMAĞ |
f. Aklı perişan. |
|
BÎ-DİMAĞ |
f. Kafasız, akılsız. |
|
EFSÜRDE-DİMAG |
f. Beyni donmuş. * Mc: Kabiliyetsiz. |
|
FESAD-I DİMAĞ |
Akıl bozukluğu, delilik. |
|
LEYL-İ DİMAĞ |
Dimağın bozukluğu. Zihnin iyi çalışmaması. |
|
ÜMM-ÜD DİMAĞ |
Beyin zarı. |
|
|
|