• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
state Dinle! {steıt}
  • {A} devlete ait, resmi, tek kişilik, özel, devlet, eyalet
  • {N} devlet, eyalet, durum, hal, alem, şart, koşul, evre, mevki, konum, görkem, debdebe, tören, kitabın en güzel baskısı
  • {V} belirtmek, ifade etmek, söylemek, açıklamak, bildirmek, belirlemek, saptamak, bilgi vermek
state f. ifade etmek, söylemek, bildirmek, beyan etmek; belirtmek.
state i.
1. durum, vaziyet, hal: state of war savaş hali. the state of his health onun sağlık durumu. a state of emergency acil bir durum. in an unconscious state baygın bir halde. state of mind ruhsal durum/ruh haleti. This state of affairs can not go on. Bu durum devam edemez. The roads here are in a bad state of repair. Buradaki yollar tamire muhtaç.
2. devlet: a state secret bir devlet sırrı. state affairs devlet işleri. a self-governing state özerk bir devlet.
3. eyalet: The U.S.A. is made up of fifty states. A.B.D. elli eyaletten ibaret.

s. devlet tarafından yapılan (tören, ziyafet v.b.).
state f. ifade etmek, belirtmek, beyan etmek; tayin etmek, saptamak, tespit etmek.
state i.

s. hal, vaziyet, durum, keyfiyet; debdebe, tantana, ihtişam; devlet; hükümet; eyalet; memleket;

s. devlete ait; resmi; siyasi. state bank (A.B.D.) bir eyaletin müsaadesi altında çalışan banka; devlet bankası. state college eyalet üniversitesi. states evidence huk. devlet lehine şahitlik; suçunu ikrar ederek kendi suç arkadaşları aleyhine sahadet eden kimse. turn states evidence suçunu ikrar ederek devlet lehine şahitlik etmek. State House hükümet binası; meclis binası. state of siege örfi idare, sıkıyönetim. state of war harp hali state owned devlet malı. state prison siyasi mahkümlara mahsus hapishane; (A.B.D.) bir eyalete mahsus ağır ceza hapis hanesi. state socialism sosyalizm, devletçilik. states rights eyaletin hakları. state trooper (A.B.D.) motorlu araçlarla devriye gezen jandarma .state university (A.B.D.) eyalet üniversitesi Department of State (A.B.D.) Dışişleri Bakanlığ.ı in state resmi olarak, debdebe ve ihtişamla. lie in state teşhir edilmek üzere açık tabut içinde yatmak (büyük bir zatın cenazesi). the States k.dili. Amerika Birleşik Devletleri (ABD haricinde kullanılır).

Türkçe » İngilizce Yukarı
State State

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
act of state
  • {N} hükümet onayıyla işlenmiş kanunsuz eylem
state of affairs
  • {N} gidişat, vaziyet, durum, işlerin durumu, şart: şartlar, koşul: koşullar
state of being an agha
  • {N} ağalık
bay state
  • {N} massachusetts eyaleti
buffer state
  • {N} tampon devlet
city state {'sıtısteıt}
  • {N} site kent, şehir devleti
constitutional state
  • {N} hukuk devleti
council of state
  • {N} danıştay, devlet şurası
Garden State
  • {NPR} New Jersey eyaleti
state of health
  • {N} sağlık durumu
helm of state
  • {N} eyalet yönetimi
state of mind
  • {N} ruhsal durum, ruh hali
Minister of State
  • {N} bakan: devlet bakanı [Amer.]
mint state
  • {A} yepyeni, kullanılmamış
in state of neglect
  • {ADV} bakımsız bir durumda
out-of-state
  • {A} eyalet dışı, başka eyaletten olan
out-of-state check
  • {N} eyalet dışı çek
prisoner of state
  • {N} siyasi tutuklu
Secretary of State
  • {N} bakan, bakan: dışişleri bakanı [Amer.]
Secretary of State for
  • {ADV} bakan: bakanı

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
Reseller State Reseller State