• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
off Dinle! {ɒf}
  • {A} uzak, sapa, ters, öteki, sağdaki, çıkmış, bozuk, devre dışı, kapalı, kötü, yorgun, çıkarılmış, olası
  • {ADV} uzak, uzağa, uzakta, çıkmış, kopuk, geçersiz, kesik, kapalı, tamamen, izinli
  • {N} başlangıç, baş
  • {PREP} den: -den, dan: -dan, dışında, haricinde, izinli, olası
  • {V}
off (i.), (İng.), argo başlangıç. from the off başlangıçtan beri.
off (z.), (s.), edat uzağa; ileriye, ileride; öteye, ötede; yanda; tamamen; uzakta; (s.) uzak; yanlış; uygun olmayan, anormal; bitmiş; görev dışındaki; sağdaki; (den.) denize doğru açılan; edat dan; dan uzak off and on ara sıra. off chance zayıf bir ihtimal. It iş off my hands. Benim elimden çıkmıştır. Artık sorumlu değilim. Off with you! Defol ! an off street sapa sokak. a week off bir haftalık izin; bir hafta sonra. be off ayrılmak, terketmek; yanılmak; (k.dili) deli olmak. be off in ones calculations hesabında yanılmış olmak. beat off the attack hücumu tamamen püskürtmek. be off strawberries çilek yemekten mahrum olmak. call the game off oyunu iptal etmek. fall off düşmek; azalmak; bırakmak. far off çok uzak. He is well off. Hali vakti yerinde. Zengindir. kill off all enemies düşmanların hepsini öIdürmek. my off day izin günüm; fena günüm. put off an appointment bir randevuyu ertelemek. put (a per son) off canını sıkmak, soğutmak; (zorla) indirmek. show off gösteriş yapmak. take off alıp götürmek; öIdürmek; indirmek, çıkarmak; (k.dili) taklidini yapmak; kalkmak, havalanmak. The cheese is a bit off. Peynir biraz bozulmuş. The deal is off. Anlaşma iptal edildi. The electricity is off. Elektrik kesildi. We are off now. Nihayet yola çıkıyoruz.
off (f.), ABD, argo öIdürmek, slang mortlatmak.
off z.
1. uzağa; uzakta.
2. ileriye; ileride.
3. öteye; ötede.

s.
1. uzak.
2. kapalı.
3. kesat (iş).
4. yanlış (ölçü).
5. uzak, zayıf, az (bir olasılık).
6. sağdaki. edat
1. -den, -dan.
2. -den uzak: It´s three kilometers off the main road. Anayoldan üç kilometre uzakta.